Blog

Uzaktan Çalışma Sisteminde Organizasyonel Dayanıklılık

6.8.2020

Deloitte Türkiye İnsan Yönetimi Hizmetleri Ekibi COVID-19 salgınına yönelik uzaktan çalışma sistemiyle ilgili alınan/alınmayan aksiyonların Türk iş dünyası ve çalışanlar üzerindeki etkilerini analiz etti. Türkiye genelinde 17 farklı ilden 334 kişi katıldığı araştırmada katılımcılara altı farklı soru yöneltildi. Sonuçlara göre evden çalışmaya en rahat geçişi Medya ve Reklam sektörü yaptı. En büyük zorluğu yaşayan ve/veya halen geçiş yapamamış sektörlerin başındaysa Üretim/Sanayi geliyor. Evden çalışma konusunda şirketleri en çok zorlayan konuysa “Kültür ve Alışkanlıklar” olarak (yüzde 43) gösteriyor.

İçerisinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci, birçok kurumun bambaşka bir çalışma disiplinine adapte olması gerektiğini gösterdi. Bu adaptasyon sürecinde şirketler hızlıca evden çalışma modeline geçtiler ve bazı şirketler bunun iş verimliliğini artırdığı kanısında bazı sektörlerse sahada olmadan iş verimliliğinin sağlanmadığı kanısında hem fikirler. Yakın gelecekte Deloitte’in gerçekleştirdiği bir araştırma da sektörlerin bu adaptasyon sürecindeki avantaj ve dezavantajlarını derliyor.

Araştırmanın ilk sorusu “Evden çalışma uygulamasına geçiş yaptınız mı?” oldu. Katılımcıların neredeyse yarısı, tüm çalışanlarının artık evden çalıştığını belirtirken; şirkette / sahada çalışmaya devam edenlerin oranının yüzde 10’un altında kaldığı görülüyor. Kısmi geçiş yapanların oranı da azımsanmayacak düzeyde: Yüzde 43,2…

Öte yandan, şehirler bazında yanıtlar ele alındığında; İstanbul’da bulunan şirketler diğer illerdeki şirketlere kıyasla daha hızlı bir adaptasyon örneği göstererek yüzde 52 oranında çalışanlarının tamamını evden çalışma uygulamasına geçirebilmiş. İstanbul’daki şirketlerin yüzde 45’i ise kısmi olarak veya belirlenen çalışan grubu bazında evden çalışma sistemine geçmiş. Bunun sebeplerinden biri, İstanbul’da evden çalışmaya daha elverişli sektörlerin ağırlıkta olması. İstanbul dışında kalan illerde ise yüzde 36’lık bir oranla çalışanların tamamı evden çalışmaya geçebilmişken, yüzde 23’ü halen şirkette, fabrikada veya sahada çalışmaya devam ediyor.

Evden çalışmaya geçişi etkileyen en önemli parametrelerden biri de; sektörden ziyade yapılan işin kendisi. Uzaktan çalışma sistemine tüm çalışanlarıyla geçiş yapabildiğini belirten departmanların başında yüzde 75 oranıyla Hukuk geliyor. Bunu Strateji/İş Geliştirme ve Bilgi Teknolojileri birimleri takip ediyor. Kısmi olarak veya belirlenen bir çalışan grubunun geçiş yapabildiğini belirten departmanlar arasında yüzde 83,3 ile İdari İşler göze çarpıyor. Bunu ise yüzde 53,3 oranıyla Tedarik Zinciri ve Üretim Birimleri takip ediyor. Pazarlama ve Mali İşler fonksiyonlarında halen çalışanların yüzde 10’undan fazlasının sahada faal olduklarını görüyoruz.

Uzaktan çalışma sistemine geçmek kadar bu geçişi ne kadar hızlı yapabildiğimiz de önemli. “Evden çalışma uygulamasına yeteri kadar hızlı geçiş yaptığınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna katılımcıların verdikleri cevaplara bakıldığında; Türkiye genelinde her dört kurumdan üçü, evden çalışma uygulamasına yeteri kadar hızlı geçiş yaptığını düşünüyor. Oysa bir önceki soru olan “Covid-19 salgını öncesinde yaygın ve yerleşmiş bir evden çalışma uygulamanız bulunmakta mıydı?” sorusunun yanıtı büyük oranda “Hayır” idi. Buna rağmen bu kriz karşısında çok da hazırlıksız yakalandığımız söylenemez. Bu sonuç, aslında şirketlerin dijitalleşmede son yıllarda önemli mesafe kat ettiğini, iş yapış şekilleri ve politika-prosedür-süreç anlamında kendilerini geliştirdiklerini ve karar-aksiyon almada çevik olduklarını gösteriyor.

Evden çalışma uygulamasında Kültür ve Alışkanlıklar noktasında en çok zorlanan departmanların sürekli hareket halinde olmanın verdiği enerji ile beslenen İnsan Kaynakları ve Satış olduğu görülüyor. Bunu yine yüksek bir oran ile Bilgi Teknolojileri, Hukuk ve İdari İşler takip ediyor. Kurum içi hiyerarşide yüksek pozisyonlardaki iç müşteriler ile yoğun mesai harcadıkları için; Müşteri Beklentileri açısından diğerlerine kıyasla en çok Strateji/İş Geliştirme departmanı zorlanıyor. Tedarik Zinciri ve Üretim için dağıtık iş yapış şekilleri nedeni ile Organizasyonel Yapılanma, daha çok sahada çalışmaya göre altyapısını kurmuş İç Denetim için ise Teknoloji Altyapısı zorluk yaşanan noktalarda öne çıkıyor.

Uzaktan çalışma sistemine geçmek kadar bu süreci verimli devam ettirmek de önemli. “Evden çalışmak iş süreçlerinizi / verimliliğinizi nasıl etkilemektedir?” sorusuna katılımcıların verdikleri cevaplara bakıldığında; Türkiye genelinde bu çalışma şeklinin verimliliğe olumlu etkisi azımsanmayacak kadar fazla (yüzde 38,2). Tabii ki ilk iki haftadaki deneyimler biraz da alışma dönemi olarak kabul edilebilir. Zaman içerisinde, ilk etapta zorlanan firmaların / kişilerin de görüşlerinin olumluya evrilmesini bekleyebiliriz.

Evden çalışmanın en büyük avantajıysa, işe giderken ve dönerken yolda kaybedilen zaman olarak değerlendiriliyor.

Yine de evden çalışmaya sıcak bakmayan sektörler de mevcut. İdari İşler departmanı açısından katılımcıların üçte ikisi çalışanlarının uzaktan/evden çalışmasına sıcak bakmıyor. Yapılan işlerin detayı düşünüldüğünde, bu gayet anlaşılır bir cevap. Onu izleyen Tedarik Zinciri ve Üretim fonksiyonunda da, üçte birlik bir oran bu iş yapış şekli modeline olumsuz bakıyor. Büyük olasılıkla Endüstri 4.0 ve teknolojideki devrim niteliğindeki gelişmeler; normalde daha yüksek olmasını bekleyebileceğimiz bu oranı daha aşağı bir seviyeye çekiyor diyebiliriz.

Kaynak