Blog

2018’de Nesnelerin İnternetinin (IoT) En Çok Değer Yaratacağı Alanlar

15.10.2018

  • Harley Davidson, siparişe özel üretim döngüsünü 36 kata kadar azalttı ve üretimi tamamen IoT (Nesnelerin İnterneti) destekli bir fabrikaya taşıyarak toplam karlılığını %3 ile %4 arasında artırdı.
  • Rolls-Royce, jet motorlarının yakıt verimliliğini artırmak, uçuş yollarını optimize etmek ve bakımını iyileştirmek için IoT kullanıyor. Yakıt kullanımında %1’lik bir azalma, bir yılda uçak başına 250.000 dolarlık bir maliyet tasarrufu anlamına geliyor.
  • Royal Dutch Shell, uzaktan IoT tabanlı varlık denetimi ve bakımı çözümü için yapılan ve Batı Afrika’daki 80 petrol sahasındaki faaliyetleri izlemeyi içeren 87.000 dolarlık bir yatırımda 1 milyon dolarlık bir geri dönüş elde etti. Shell’in petrol sahalarındaki toplam günlük petrol üretimi 600.000 varil civarında.
  • Çevresel denetim, akıllı ölçüm, yenilenebilir tesis kontrolü ve envanter zekası (inventory intelligence) IoT’nin 2018’de yüksek değer sağlayabileceği en önemli alanlar arasında yer alıyor.
  • Şirketlerin %60’ı IoT’den üretilen verilerden yararlanacak analiz becerilerine sahip değil.

 

Bunlar ve bunlar gibi birçok başka etkileyici görüş Capgemini’nin yeni IoT çalışmasından (Unlocking The Business Value of IoT in Operations) elde edildi. Çalışmayı, bu linkten indirebilirsiniz. Bu çalışmaya ilham veren güç ise şirketlerin IoT’den değer elde etme konusunda zorlanması. Capgemini’nin bu çalışması, kim şirketlerin büyük ölçekli IoT adaptasyonuna geçişinin öğrettiklerini ve diğerlerinin pilot aşamada takılıp kalma nedenlerini merkeze alıyor.

Capgemini, halihazırda IoT projelerini uygulayan 300’den fazla global kuruluşun üst düzey yöneticileriyle röportaj yaptı. Araştırma ekibi ayrıca hangisinin en büyük etkiye sahip olduğunu belirlemek için endüstriyel üretim, perakende, tüketici ürünleri, enerji ve kamu hizmetleri, otomotiv ve telekomünikasyon sektörlerini kapsayan dahili operasyonlar için kullanılan, gerçek IoT kullanım vakalarını analiz etti.
 

Çalışmada Yer Alan Önemli Noktalar:
 

Harley Davidson, siparişe özel üretim döngüsünü 36 kata kadar azalttı ve üretimi tamamen IoT destekli bir fabrikaya taşıyarak toplam karlılığı %3 ile %4 arasında artırdı. Global motosiklet üreticisi, aynı zamanda işletme maliyetlerini 200 milyon dolar düşürebiliyor ve üretim verimliliğini artırabiliyor. Veriler ve süreç yoğun (process-intensive) üretim göz önüne alındığında, IoT’nin sektörde değer yaratma potansiyeli yüksek. Capgemini’nin çalışması, hangi sektörlerin gereken ölçekte IoT kullandığını inceledi ve endüstriyel üretimin diğer tüm sektörlere liderlik ettiğini ve bir sonraki en yakın sektör olan perakendenin %16 ötesinde olduğunu tespit etti. Ortalama olarak, kuruluşların sadece %36’sı iç operasyonları optimize etmek için gereken ölçekte IoT uyguluyor. Otomotiv sektörü ise daha geride; 10 otomotiv kuruluşundan sadece 6’sı operasyonlarını optimize etmek üzere IoT çözümlerini içeren iyi örnekler sunabiliyor.

 

 

Çevresel denetim, akıllı ölçüm, yenilenebilir tesis kontrolü ve envanter zekası (inventory intelligence) IoT’nin 2018’de yüksek değer sağlayabildiği en önemli alanlar arasında yer alıyor. IoT’nin en yüksek değer sunma potansiyeline sahip olduğu ek alanlar arasında, üretim tesislerindeki operatör verimliliğini artırmak, depo yönetimi ve envanter denetiminin doğruluğunu geliştirmek, teknik olmayan operasyon kayıplarını azaltmak ve akıllı ürün takibi sağlamak bulunuyor. Aşağıdaki görsel, yatırımın geri dönüş süresiyle IoT uygulamasından elde edilen faydaları karşılaştırmakta. Capgemini’nin tahminine göre IoT, Üretim Zekası (Manufacturing Intelligence) ve Ürün Kalitesi Optimizasyonu’nun (Product Quality Optimization) uzun vadede benimsenmesine katkıda bulunacak.

 


İşletmelerin çoğu, IoT’nin kendi sektörlerine sunduğu potansiyelin tamamını elde edemiyor ve büyüme fırsatlarını kaçırıyor. Telekom şirketlerinin yaklaşık olarak onda dördü IoT odaklı çalışmalar yürüttüğünden dolayı telekom sektörü IoT’nin en yüksek potansiyel kullanım durumlarını hayata geçirme konusunda tüm sektörleri yönlendiriyor. Çalışmaya dahil edilen diğer beş endüstride rekabet eden şirketler ise IoT’nin sunabileceği potansiyel büyüme, gelir ve maliyet tasarrufu fırsatlarını yakın zamanda hayata geçirecekmiş gibi görünmüyor. Yeşil çizgiler, sektöre göre ortalama tam ölçekli IoT uygulama yüzdesini yansıtıyor. Kırmızı çizgiler ise sektöre göre ortalama çok bölgedeki (multi-site) IoT uygulama yüzdesini yansıtıyor.

 

 

En yüksek performansı gösteren şirketler, IoT kullanım durumlarının %50’sini veya daha fazlasını pilot aşamasından ölçekli yapıya taşıyabiliyor ve diğer eş düzeydeki şirketlere kıyasla yeni gelirler el etme konusunda %72 daha verimliler. Capgemini, IoT kullanım durumlarını pilot aşamasından ölçeğe dönüştürmekte başarılı olan elit bir şirketler topluluğu tespit etti. 300 şirkette sadece %8, Capgemini’nin “Öncüler” (Bellwethers) olarak adlandırdığı bu toplulukta yer alıyor. Grup olarak bu şirketler, iç süreç verimliliği ve üretkenliğe kalıcı bir iyileştirme getirmek, gelirleri artırmak, maliyetleri düşürmek ve sonuçta daha yüksek seviyelerde müşteri memnuniyeti sağlamak için IoT çözümlerini kullanmada çok başarılı. Eş düzey şirketlerdeki %53’e kıyasla, Öncüler’in %89’u, IoT konusunda harekete geçmemenin ve başarılı olamamanın işlerinin geleceğini tehlikeye atacağını düşünüyor. Öncüler, en yüksek potansiyele sahip kullanım durumlarına odaklanma konusunda oldukça başarılı; eş düzey şirketlerdeki %9’a kıyasla, Öncüler’in %43’ü yüksek potansiyelle sahip kullanım durumlarını hayata geçiriyor. Ayrıca, eş düzey şirketlerdeki %51’e kıyasla Öncüler topluluğundaki şirketlerin %57’si veri durumunu (data landscape) veya analitik becerilerini (analytical capabilities) çok önemli bir caydırıcı olarak görmüyor.

 


Şirket yöneticilerine göre ABD, operasyonlarda tam ölçekte IoT’yi kullanma (%44) konusunda liderlik ediyor; İngiltere (%41) ve Almanya (%35) ise ABD’yi takip ediyor. 5 yıl içinde finanse edilen IoT startuplarından üçte ikisinin ABD merkezli olduğunu gösteren tahmine dayanarak Capgemini araştırma ekibi, ABD’nin liderliğini önemli oranda risk sermayesi yatırımına bağlıyor. Bu finansman, startupların IoT odaklı inovasyonlarını (sensörler, platformlar ve öngörüsel analitik (predictive analytics)) destekliyor. IoT ile ilgili güvenlik çözümlerine odaklanan startup yoğunluğu ile ABD şirketleri, herhangi bir siber güvenlik endişesini yönetmek için iyi bir konumda yer alıyor.

 

Kaynak: Forbes