Önümüzdeki dönemde teknoloji yatırımlarının yönünü üç ana eksen belirleyecek: güvenlik, yapay zekâ ve altyapı. Küresel öngörüler, siber güvenlik pazarının çift haneli oranlarda büyüyerek 2034’e kadar 100 milyar USD’nin oldukça üzerine çıkacağını, yapay zekâ pazarının ise 2029’a kadar trilyon dolar ölçeğine ulaşacağını gösteriyor. Kuantum teknolojileri, nesnelerin interneti (IoT) ve yönetilen hizmetler alanında da önümüzdeki 10–15 yıl içinde güçlü bir büyüme bekleniyor. Bu çerçevede kuantum bilişim, web3, dijital para ve blokzincir temelli finansal uygulamalar stratejik olarak yakından izlenmesi gereken alanlar hâline geliyor.
Siber güvenlik ile yapay zekânın birlikte kullanımında belirgin bir artış görülüyor. Anomali tespiti, ağ trafiğinin eş zamanlı izlenmesi ve buna göre alarm üreten yapay zekâ tabanlı güvenlik sistemleri standart yaklaşım hâline geliyor.
Kuantum bilgisayarların güçlü şifreleri ve algoritmaları kırma potansiyeli ise kurumları güvenlik politikalarını gözden geçirmeye ve kuantum sonrası şifreleme (post-kuantum kriptografi) gibi yeni tekniklere yöneltiyor.
Altyapı tarafında 5G ağları; yüksek veri hızı, düşük gecikme ve çok sayıda cihaz bağlantısı ile IoT uygulamaları ve otonom araçlar için kritik bir temel oluşturuyor. Uç bilişim (edge computing) ile işlem gücü, merkezi bulut yerine verinin üretildiği noktaya yaklaştırılıyor. AR/VR içeren akıllı cihazlar ve gerçek zamanlı uygulamalarda uç bilişim öne çıkıyor.
Nesnelerin interneti ile cihazların bulutla ve birbirleriyle iletişimi güçlenirken, veri toplama, analiz ve otomasyon süreçleri derinleşiyor. 2030 yılına kadar bu alanda %14,2 yıllık büyüme oranıyla 90,1 milyar USD tutarında gelire ulaşılması bekleniyor.
Veri merkezlerinde ise yapay zekâ uygulamalarının yoğun işlem gücü ve enerji ihtiyacı, soğutma teknolojilerini ve sürdürülebilirlik odaklı tasarımları öne çıkarıyor. Yenilenebilir enerji kaynakları, verimli modelleme teknikleri ve GPU tabanlı sunucular doğrultusunda yeni konumlandırma modelleri tartışılıyor. Enerji altyapısına yakın, hatta nükleer santrallerin yanı başında veri merkezleri kurulmasını konu alan pilot projeler gündeme geliyor.
Bilişim hizmetlerinde yönetilen hizmetlerin kullanımının yaygınlaştığı görülüyor. Özellikle KOBİ’ler; uzmanlıktan yararlanmak, verimlilik sağlamak, yeni teknolojilere erişmek, güvenlik ve iş sürekliliğini güçlendirmek, ölçeklenebilirlik ve maliyet avantajı elde etmek için yönetilen hizmetlere yöneliyor.
Küresel ölçekte trilyon dolara yaklaşan yapay zekâ pazarı ve yüz milyarlarca dolarlık siber güvenlik hacmi dikkate alındığında, bu gelişmelerin Türkiye’ye yansıması teknolojik bir tercih değil, ekonomik ve stratejik bir zorunluluk hâline geldi. Türkiye’de 2026 Yıllık Cumhurbaşkanlığı Programı’nda siber güvenlik, kuantum teknolojileri ve 6G stratejik alanlar olarak tanımlanmış; teknoloji ithalatçılığından teknoloji üreticiliğine geçişi destekleyecek uygun ortamın ve buna yönelik destek–teşvik uygulamalarının hayata geçirilmesi önem taşıyor.
Bu stratejik çerçevede teknoloji egemenliği yaklaşımı, yerli siber güvenlik çözümlerine olan ihtiyacı arttırıyor; kuantum teknolojileri ve kritik altyapılar için güvenli yazılım ve donanım geliştirilmesini gerekli kılıyor. Otonom sistemler ve IoT yaygınlaştıkça ortaya çıkan güvenlik riskleri, ülkemizde ilave Ar-Ge ve ürün geliştirme ihtiyacını doğuruyor.
Ülkemiz, AI Süperbilgisayar Yatırım Programı kapsamında ARF isimli süper bilgisayara kuantum bilgisayar entegre etme sürecini yürütüyor. Bu sistemle, yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) gerektiren yapay zekâ projelerine önemli katkı sağlanması bekleniyor. Veri merkezi ve bulut bilişim alanlarında hızlı ciro artışı ve kapasite genişlemesi öngörülürken, TÜBİTAK da bu alanları stratejik öncelik olarak belirledi.
Açık kaynak yazılım ekosistemi hem bağımsızlık hem de maliyet avantajı sağlaması bakımından öne çıkmakta; dijital para, merkeziyetsiz finans, blokzincir ve tokenize varlıklar alanındaki gelişmelerin kamu–özel sektör iş birlikleriyle ülkemiz ekonomisine güçlü etkiler sağlayacağı bekleniyor.
Son olarak, KOBİ’lerin ve kurumsal şirketlerin yapay zekâ, web3 ve kuantum teknolojilerini kullanabilmesi için vergi, finansman ve hibe gibi destek mekanizmalarının etkin ve hızlı uygulanması kritik önemdedir. Böylece hem teknolojinin tabana yayılması hem de Türkiye’nin rekabet gücünün sürdürülebilir biçimde artırılması mümkün olacaktır.
İşNet olarak; internet, sanal özel ağ, uydu erişimi ve ses çözümlerimizi güvenilir koşullarda sunarken, veri merkezi, siber güvenlik, bulut ve e-dönüşüm hizmetlerimizle kurumlara uçtan uca, bütünleşik bir bilgi ve iletişim teknolojileri altyapısı sağlıyoruz. Kaliteli, sürdürülebilir hizmet anlayışımızla teknolojiyi müşterilerimizin iş süreçleriyle uyumlu, yüksek katma değerli bir yapıya dönüştürüyoruz.
Özellikle yönetilen hizmetler alanındaki yetkinliğimizle müşterilerimize uzmanlık, güvenlik, süreklilik ve maliyet avantajı sunuyor; 2026 yılı hedeflerimizi de bu güçlü altyapı üzerine inşa ediyoruz. Yönetilen hizmetlerle müşterilerimizin bilişim sistemlerini iş süreçleriyle daha eşgüdümlü ve verimli kılarken, yenilikçi çözümlerle teknolojik ihtiyaçlarını karşılamayı sürdürüyoruz.
Agentic yapay zekâ temelli, modern ve verimli iş süreçlerinin devreye alınmasına odaklanan projemiz hayata geçirilmiş olup, geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz. Süpervizör ajan ve otomatik kod üretme motoru kullanılarak yazılım geliştirme süreçlerinin otomatikleştirilmesi, operasyonel verimliliğin artırılması ve hata oranlarının en aza indirilmesini hedefliyoruz. Yapay zekâ modellerini ve yoğun hesaplama gerektiren iş yüklerini yüksek performansla çalıştırmak isteyen kurumlar için İşNet GPU as a Service hizmetini devreye aldık. Öte yandan, müşterilerimize yapay zekâ temelli veri analizine dayalı finansal tahminlerin sunulacağı, akıllı finansal yönetim imkânı sağlayacak uygulamalar geliştiriyoruz. Siber güvenlikte, yapay zekâ destekli anomali tespiti ile imza tabanlı tespit mekanizmalarını bir arada kullanan hibrit güvenlik çözümlerimiz de proje aşamasında devam ediyor.
2026’da öncelikli hedefimiz bulut çözümlerimizi ve yapay zekâ altyapılarımızı daha fazla sektöre taşımak. GPUaaS hizmetimizi finans ve sağlık sektörlerinin yanı sıra perakende ve üretim sektörlerinde de yaygınlaştırmayı planlıyoruz. e-Dönüşüm çözümlerimiz ise regülasyonlara uyum süreçlerinde daha fazla kurum için vazgeçilmez hâle gelecek. Ayrıca, ödeme sistemleri ve bankacılık sektörlerinde güvenlik seviyesi yüksek, ölçeklenebilir altyapılar sunmaya devam edeceğiz.
BThaber Gazetesi
Aralık