Yükleniyor...
Yükleniyor...

Genel hatlarıyla siber güvenlik trendleri hangi detayları barındırıyor ve kurumları bekleyen yeni tehditler neler?
Kurumlar açısından siber güvenlik, saldırıları engelleme esaslı klasik yapının dışına çıkıyor ve stratejinin merkezi eklemlenen yeni unsurlarla uçtan uca dönüşüyor. Gartner’ın “Top Cybersecurity Trends CISOs Must Act on in 2026” araştırmasına göre yapay zekâ, otonom AI ajanları, kuantum bilgisayarlar, regülasyonlar ve kurumsal dayanıklılık siber güvenlik stratejilerinde temel öğeler durumunda. Peki, genel hatlarıyla siber güvenlik trendleri hangi detayları barındırıyor ve -bir diğer kritik soru olarak- kurumları bekleyen en yeni tehditler neler?
2026 Siber Güvenlik Trendleri Neler?
Siber güvenlik trendlerinin geçmişi incelendiğinde spam e-postalar; yılbaşı, black friday, yaz tatili gibi özel dönemlere yönelik oltalama, çalışanlara yönelik BEC saldırıları gibi aşina olunan konular ön plandaydı. Siber güvenlikle ilgili temel argüman, siber saldırganların sürekli olarak yeni tehdit noktaları belirlediği, gündemde hangi konular varsa mutlaka tehdit aktörüne dönüştürmeye çalıştığı ve kurumların da bunlara karşı proaktif önlemler alması gerektiği yönündeydi. Günümüzde ise gelişen teknolojinin beraberinde getirdiği ‘yeni cepheler’ dediğimiz alanların güvenliğini sağlama, yönetişimi dönüştürme ve yapay zeka, yani kısaca AI kullanımını normalleştirme temaları ön planda. Gelin, detaylara birlikte bakalım.
1. AI ajanları sorunsalı ve IAM
AI’ın günümüzdeki gibi ön planda olmadığı zamanlarda siber güvenlik ekipleri, çalışanların kimliği, yetkileri ve erişimleri bilindiği için kontrol konusunda daha rahattı. Artık, şirketlerde AI ajanı adı verilen ve insan adına hareket eden yeni bir kavram var.
Ancak basit AI kullanımında ‘şu e-postayı daha profesyonel şekilde yaz’ gibi girdilerden taslak oluşturulması ve çalışanın gönderimi söz konusuyken AI ajanı, e-postayı sadece ‘yardımcı biri’ gibi düzeltmekle kalmaz, gerekirse fiyat teklifi oluşturur, e-postayı gönderebilir, takvimden toplantı bile oluşturabilir. AI’ın çalışan adına işlem yaptığı, yani yetkisinin arttığı bu senaryoda risk de artıyor. Bu durumda siber saldırganın, bir çalışanın hesabını ele geçirmesi tek başına ‘kısıtlı’ bir risk olmanın çok daha ötesine geçiyor; örneğin kötü niyetli bir talimatla çalışanın kullandığı AI, yeni nesil saldırı yüzeyi halini alabiliyor.
Kritik nokta: Uzmanlara göre AI ajanlarının da çalışanlarda olduğu gibi bir kimliği, erişim sınırı ve denetimi olması gerekli. Bu kapsamda, Identity & Access Management’ın kısaltması olan IAM, (AI ajanları + kimlik ve erişim yönetimi), 2026’daki en yeni siber güvenlik alanlarından birini temsil ediyor.
2. AI servislerinin ‘onaysız’ kullanımı
AI servislerinin kullanımında yaygın bir hatalı yaklaşım olarak IT’nin onayına başvurulmuyor. Buradan hareketle ChatGPT, Gemini, Claude, Copilot gibi araçlara şirket içi birçok verinin aktarılışı söz konusu. Fakat dahası da var, No-code/low-code araçları ile çalışanların kendi AI ajanlarını oluşturup kullanıyor. Çalışanlar, IT ve güvenlik ekiplerinin haberi olmadan bu tip çalışma prensipleri geliştirerek siber tehditleri daha da farklı boyutlara taşıyor. Gartner’a göre tamamen yasaklamak yerine iş birimleri ile birlikte AI yönetişimi kurulması daha güvenli bir strateji olabilir.
3. Geniş tabanlı saldırı yüzeyi olarak AI
Kurumların karşılaştığı yaygın tehditlerden biri de AI sistemlerinin kendisinin hedef alınması. Dolayısıyla saldırılar, sadece bilgisayarlarla sınırlı kalmıyor, karar verme ve otomasyon mekanizmalarına da etki edebiliyor. İlgili tehdit başlıkları ise;
· Prompt injection,
Prompt injection, büyük dil modellerine (LLM) yönelik olarak siber saldırganların, kötü amaçlı girdileri meşru istemler gibi göstererek üretken yapay zekâ (GenAI) sistemlerini manipüle ettiği bir siber saldırı türü.
· Hassas bilgilerin AI'ye sızdırılması,
· AI ajanının manipüle edilmesi,
· Yetkisiz araç kullanımının tetiklenmesi,
· Yanlış veya kötü amaçlı verilerle AI'ın yönlendirilmesi,
· AI'ın başka sistemlere gereğinden fazla erişmesi.
4. Kuantum bilgisayarlar
Son derece sofistike bir ‘gelecek nesil’ tehdit öngörüsü olarak, kuantum bilgisayarlar günümüzde şifreleme sistemlerini kırabilecek seviyede olmamasına karşın, mevcut durum gelecekte değişebilir. Bu nedenle kurumların gecikmeden hazırlık yapması gerektiği belirtiliyor. Zira ‘şimdi çal, gelecekte çöz’ şeklinde özetlenebilen metotla saldırganların, ele geçirdikleri finansal bilgileri, müşteri, sağlık, vb. verileri, kritik altyapı verilerini sonraki dönemlerde çözebileceği kaydediliyor.
5. Regülasyonlar ve çeviklik
Raporlara göre regülasyonlar, yeni bir siber tehdit alanı olarak değerlendirilebilir. Çünkü kurumlar bağlamında siber saldırıların ne kadar sürede bildirilmesi gerektiği sorusuna yanıt verilmesi lazım. Bazı düzenlemeler, olay bildirim sürelerini çok kısa tutarken siber güvenlik konusunun hukuk, satın alma, risk ve yönetim kurulu ile birlikte yönetilmesi elzem.
6. Geleneksel siber güvenlik eğitimlerinde ısrar
“Şüpheli e-postalara tıklamayın” gerçek bir ‘klasik’ olabilir ama üretken yapay zeka ile birlikte artık çok yetersiz. AI çağında siber güvenlik eğitimlerinin yeniden ele alınması gerekiyor. Çünkü, çok daha gerçekçi e-postalardan kişiye özel mesajlara, sahte ses-görüntü izdüşümünden (deepfake) kusursuz dil kullanımına uzanan derin siber risk katmanlarına hazırlıkta klasik yaklaşım yetersiz kalıyor.
Kritik Risklere Karşı Mevcut Durum
Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından farklı sektörlerden 800’ü aşkın siber güvenlik yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen Küresel Siber Güvenlik Araştırması’na göre, siber güvenlik yöneticilerinin yüzde 70'i en kritik risklerin mevcut güvenlik sistemlerinin erişemediği alanlarda konumlandığını belirtiyor. Bulgular, şirketlerin siber saldırıları önlemenin ötesine geçerek, operasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye odaklanması gerektiğine işaret ediyor.
Özellikle operasyonel teknoloji (OT) ve fiziksel varlıklar (%57), üçüncü taraf ekosistemleri (%49), yapay zekâ sistemleri ve araçlar (%47) şirketlerin en çok güvenlik açığıyla karşı karşıya kaldığı alanlar olarak öne çıkarken; bu alanlara yönelik gerçek zamanlı görünürlük ve sürekli izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi şirketlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Siber güvenlikte yeni sınır hattı, şüphesiz insanlar ve cihazları korumanın ötesinde konumlanıyor. Kurum adına hareket eden AI, AI’ın kimlikleri, erişimleri, kararları ve kullandığı verileri güvence altına almak çağın birincil siber güvenlik temeli halini alıyor.
İşNet olarak kurumsal düzeyde veri koruma çözümleri, siber güvenlik danışmanlığı ve KVKK uyumluluk süreçlerinde işletmelere kapsamlı destek sunuyoruz. Güvenlik altyapısı da dâhil olmak üzere geniş bir hizmet yelpazesinde kurumlar için güvenli bir dijital ortam sağlıyoruz. Veri güvenliği çözümlerimiz hakkında detaylı bilgi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.